Ana içeriğe atla

Translate

Şu sıralar çok popüler / now very popular

ne güzeldi

ne güzeldi o akşam saatlerinde, henüz hava tam kararmamışken, bacalardan tüten dumanların isiyle, sokaklardan gelen uzak boğuk ortam sesleri... anneannem namazını kılardı, sessizce fısıldadığı duaların tonu, rükuya varırken eklemlerinde çıkan tıkırdamalar, sobanın üst kapağından tavana yansıyan ateşin ışığı, tiktak tiktak; salondaki saatin sessizliği. galiba ben o günleri çok özledim.   

Hastanelerde Soğuk koridorlar / Cold Corridors in Hospitals


Hayatta ne öğrendiysem, hep O'nunla. 
Her anımda her zaman hep O vardı, hep O olacak inşallah. 
Whatever I've learned in life, always with him. 
Every time I was there, there has always been him and will be him inscha Allah.

Tarih 2018 Aralık'ın son günleriydi. Ani bir kanamayla eşimi ve bebeğimizi kaybetme korkusuyla apar topar hastaneye geldik. Geçen her saniye, sanki 1 yıl gibi. Beklemek ve bekleyememek arasında gitgeller, zamanı durdurup, kendi içinden kaçıp kurtulmak, bir an için bile bir gram uyku...
The date showed the last days of December 2018. With a sudden bleeding, we came to the hospital hurriedly for fear of losing my wife and baby. Every second seemed like a year. Between waiting and not being able to wait, they stop the time, run away from themselves, and sleep for a moment ...

Geçen sene ani bir kanamayla başlayan hastane maceramız yeni yıl coşkusunu yaşayanların aksine bir hayli korkulu ve gergin geçmişti.
Our hospital adventure, which started last year with a sudden bleeding, was quite fearful and tense, unlike the ones who experienced the enthusiasm of the new year.

 Pencere kenarlarında günlerce yağan yağmurla birlikte beslediğimiz kumrularla adeta bizde ıslanıyorduk her geçen an.  We were getting wet with the doves that we fed with raining for days on the windowsill.



Geleceğe bağladığımız umutlarımız minik bir düşümüzün gerçekleşmesi için birbirleriyle yarışıyordu adeta. O düş ne kadar minik olsa da içinde kaybolacağımız kadar sınırsızdı yaşattıkları. Bir bebek sahibi olmak için verilen telaşın yerini, onu her an kaybetme korkusuyla yaşama hissi almıştı. Artık birçok için soğuk olan o hastane koridorları bizim için de soğuktu, ne mutlu ki, içimdeki inanç her zaman diriydi. 
Our hopes that we connected to the future almost competed with each other to realize a tiny dream. Even though that dream was tiny, it was as limitless as we would get lost in. The rush to have a baby was replaced by the fear of losing it at any moment. Those hospital corridors, which were cold for many now, were cold for us as well, and fortunately, my faith was always alive.
Cana can katan Allah, belli ki bizi seviyordu, yanından ayırmadı. Ben eşimin ve doğmamış bebeğimin yanında, Allah da her an benim yanımda. Ne zaman bir korku duysam, içimde damarlarımın daraldığını, kanımın akmadığını hissettim beynimde. Çünkü o korku hep aynı frekansta, aynı yaramı, aynı şiddetle kanatır duruyordu her geçen zaman. Bir saniye sonrasını tahmin bile edemezdim, sadece yaşa-gör deneyiminden yola çıktım. Kendimi sessizliğe ve Allah'ın kollarına bıraktım, O'na sığındım. 
Allah, who added spirit to life, obviously loved us and kept us close to himself. I was with my wife and my unborn baby, and me at all times with God. Whenever I felt fear, I felt that my veins narrowed in me and my blood did not flow. Because that fear always stood at the same frequency, the same wound, the same violence, every passing time. I couldn't have guessed after a second, I was just starting out from the live-see experience. I left myself in silence and in the arms of Allah, and took refuge in Him.

Hani mucize ararsın ya, mucizeye gerek yok aslında. Sen ve senin itikatın senin mucizendir. Biz hiçbir istatistiğe bağlı kalmadan, hiç bir öngörüye takılmadan, sadece olacaklara ve bizde yaşayacaklara inandık. Bizim imanımız Allah'a idi, O istedi, O "ol" dedi.
You don't need a miracle. You and your faith are your miracles. We believed in what was going to happen and live in us without sticking to any statistics, without any predictions. Our faith was in Allah, He just asked,  "Be!"

Ben kendimi çaresiz hissettikçe, kendimi O'na bıraktım. Ve kendimi O'na bıraktıkça, asla çaresiz olmadığımı hissettim. 
Çünkü O varken yanımda, hissettiğim "Çaresizlik" ismi de anlamını yitirdi.  
 As I felt helpless, I left myself to Him. And as I left myself to Him, I felt I was never helpless. Because when I was with him, the name "Desperation" that I felt lost its meaning.



Tüm şifayı veren O olunca, kendimi saldım ona doğru.
Yine de dua buyurunuz ki, Allah hiç kimseyi evladıyla sınamasın, hiç kimseye evlat acısı göstermesin.Onun şefaatine sığınırım.
Nevertheless, pray that Allah will not test anyone with kids, nor should he show any pain to kids.When he was the one who gave all the healing, I let myself go.I take refuge in his intercession.



Çok şükür ki, kızım tüm korkulara rağmen sağsağlim kucağımıza geldi. Korkular ve endişelerle soluduğumuz bu koridorların havası bir anda gülizara döndü. İnsan her şeyi aynı dakikada, aynı anda yaşamaya çok çabuk alışıyor. Korku içinde döktüğümüz gözyaşları, mutluluk gözyaşlarına dönüştü. Bebeğimiz doğdu ve kucağımızda. 
Fortunately, my daughter came to our lap in spite of all the fears. The air of these corridors, which we breathe with fears and worries, suddenly turned into laughter. One gets used to living everything at the same time, at the same time. The tears we shed in fear turned into tears of happiness. Our baby was born and in our arms.

Ne olursa olsun, vericiliğiyle ve bağışlayıcılığıyla kabil Allah, bizlere kızımızı bağışladı. Bizden daha çok dua ve ona daha çok itikat istedi. Biz bu bozuk küfür bedenlerle elimizden geleni yaptığımıza inanıyoruz. Allah'tan tek niyazım, O'na daha çok ibadet etme aşkını bana sağlaması. Bizler Mevlana'nın dediği gibi kirli kıyafetlerimizi çıkardık, tekrardan yıkandık. Temiz bir elbiseyle bebeğimizi kucağımıza aldık. 
In any case, Allah has forgiven us with our donation and forgiveness. He wanted more prayer and more faith in us. We believe that we are doing our best with these corrupt profanity bodies. My only wish to Allah is to provide me with the love of worshiping Him more. As Mevlana said, we took off our dirty clothes and washed them again. We held our baby in a clean dress.


Allah nerede şifa arayan varsa onun yar ve yardımcısı olsun. Şefaatini üzerinden eksik etmesin Rab'bim. Lütfen dua edin. Her şey için dua edin. Her an için dua edin. Çünkü mucize sizsiniz. Mucize başka bir şey değil. 

May Allah be his/her caretaker and vice-keeper wherever he/she is seeking healing. My Lord (Rab) please intercede us... Please pray. Pray for everything. Pray for every moment. Because you're the miracle. The miracle is nothing but you.
Bakara 48. Ayet
Ve öyle bir günden korunun ki, kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden şefaat da kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım da yapılmaz. (Elmalılı Meali)
  
...And guard yourselves against a day when no soul will in aught avail another, nor will intercession be accepted from it, nor will compensation be received from it, nor will they he helped... (translated by H.Pickthall)

Yorumlar

Son 1 haftada en çok neler okundu? /What was the most read in the last week?

Son 30 günde en çok okunanlar /// Most read in last 30 days

Tüm zamanların en çok okunanları /// Most read of all time

Geçen Yıl En çok Okunanlar /// Last Year's Most Read Articles

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *