Ana içeriğe atla

Translate

Şu sıralar çok popüler / now very popular

ne güzeldi

ne güzeldi o akşam saatlerinde, henüz hava tam kararmamışken, bacalardan tüten dumanların isiyle, sokaklardan gelen uzak boğuk ortam sesleri... anneannem namazını kılardı, sessizce fısıldadığı duaların tonu, rükuya varırken eklemlerinde çıkan tıkırdamalar, sobanın üst kapağından tavana yansıyan ateşin ışığı, tiktak tiktak; salondaki saatin sessizliği. galiba ben o günleri çok özledim.   

Şimdi Koalalar, Develer için ağlayacak... // Now the Koalas will cry for the Camels ...

Avustralya'da yakın tarihinin en büyük yangınları aylardır devam ediyor. Maalesef bir çok noktada, yaz mevsiminin de etkisiyle artan yüksek sıcaklık ve nem yüzünden, yangınlar milyonlarca hayvanın telef olmasına ve milyonlarca bitkinin ve ağacın yanmasına neden oldu. (en) Unfortunately, at many points, due to the high temperature and humidity, which increased with the effect of summer, fires caused millions of animals to perish and millions of plants and trees burned.

Dünya'nın koala popülasyonu olarak en büyük nüfusunun üçte biri, maalesef bu çalı-çırpı yangınlarında telef oldu. Aynı zaman da birçok bitki türünün ve canlıların da soylarının tükendiğini bilmek ürkütücü. (en)  One-third of the largest population of the world's koala population, unfortunately, perished in these bush fires. At the same time, it is daunting to know that many plant species and living things are extinct.

Binlerce hayvan da rehabilitasyon merkezlerinde yanık tedavisi görüyor. Bunların görüntüleri basına ve sosyal medya aracılığıyla tüm dünyaya aktarılıyor. (en) Thousands of animals are also being treated for burns in rehabilitation centers. Their images are transmitted to the world through the press and social media.




Bizlerde "Avustralya için Dua" diyerek,
üzüntümüzü ve vicdanımızın derinlerdeki sesini her zamanki gibi Facebook butonlarında paylaş tuşuna basarak paylaşıyoruz. (en) And We also say, "Pray for Australia."
we share our deep voice of sorrow and conscience by pressing share button on Facebook buttons as ever.

Acının tarifini kıtalararası yaşayarak, sıcacık evlerimizde ayaklarımızı uzatarak, ya da mevsim yaz ise buz gibi mojitomuzu yudumlayarak plajda güneşlenirken yapıyoruz bunu. (en) We do the recipe of pain by experiencing the intercontinental, stretching out our feet in our warm houses or sipping our mojitos , while sunbathing on the beaches if it is  summer time there at present.

Peki biz bu kadar acıyı! yaşarken, medyada 10.000lerce devenin bilinçli bir şekilde öldürüleceği haberine neden en azından böyle bir tepki bile gösteremiyoruz, bunu ben bir türlü anlamıyorum. (en) So while we are experiencing this pain!, we cannot even such react to the news in the media that 10,000 camels will be killed consciously.

Yanan koalaların görüntülerini izlerken, gözyaşlarıyla acı tarifi yapanlar, suçları sadece yaşamak olan develerin ve vahşi atların kurşunlanarak öldürülmesine neden seyirci kalıyorlar? (en) Those who make bitter recipes with tears while watching the images of the burning koalas,
why do they keep silent for killings of camels and wild horses whose only crime is to live freely?

Öldürülecek develerin ve vahşi atların tek suçu, insanların su kaynaklarını tüketmekmiş. Bu noktada istenmeyenin insan mı yoksa hayvan mı olduğunu bir kez daha sormak isterim kendime. Kendime sormak istiyorum, çünkü muhatabını bulamıyorum bir türlü: Doğa ananın dengesini kendi eliyle altüst ederken, milyonlarca hayvanın ve bitkinin yok olmasına neden olan yangınların baş rolünü üstlenirken, susuzluğa karşı diye hiç bir savunması olmadan vahşice öldürülecek develeri ve vahşi atları suçlu ilan edelim, bu ne mantığa sığar ne de vicdana... (en) The only crime of camels and wild horses to be killed is to consume people's water resources. At this point, I would like to ask myself again whether the unwanted is human or animal, when you think globally. I want to ask myself 'cause I can't find any interlocutor: While human overturns the nature mother's balance with her own hand, while taking on the leading role of the fires that have caused the destruction of millions of animals and plants, let us blame the camels and wild horses without any defense to need to be brutally murdered against thirst, neither reason nor conscience.

Develer evlere giriyormuş, su kaynaklarını tüketiyormuş, çocukları için büyük bir tehlike arz ediyorlarmış. Öldürmek için gerekçeler anlayacağınız gibi gayet haklı gerekçeler??? Sizin de evinize ahlaksız, cahil devenin biri suyunuzu içmek için evinize girmeye çalışsa, çocuklarınız bu deveyi görüp hörgüçleriyle oynamaya çalışsa, siz de tehlikenin farkına varır, çeker vururdunuz o deveyi değil mi? (Hatta bazılarınız vurduktan sonra sucuk bile yapabilir.) (en) The camels were entering the houses, consuming water resources, posing a great danger to their children. The reasons for killing are justified, as you can understand??? If an immoral, ignorant camel tries to enter your house to drink your water, and your children see this camel and try to play with the humps, you would realize the danger, would you also shoot that camel? (Some of you could also make even  sucuk made of camel meat)

Şu anda Avustralya genelinde 670.000 deve yaşıyor. Bunların 10.000 adetinin öldürülmesi planlanıyor. Sayı olarak az gibi görebilirsiniz, 670.000'in yanında 10.000 nedir ki de diyebilirsiniz, diyelim ki, 10.000 devenin katledilmesi bu problemi ortadan kaldırmadı, bunun daha sonra farklı yaratıklarda, farklı sayılarda uygunlanmayacağı garantisini kim verebilir? (en) Currently the number of camels across Australia is about 670K.
  10K of them are planned to be killed against thirsty. You can see it like a small number, you can say what makes 10,000 in addition to 670.000. But can you say the same thing: what if 10,000 camels would not eliminate this problem... Who can guarantee that it will not be applied for different creatures in different numbers later?


Sayıca bir hayli artış gösteren deve nesli, kimi kaynaklara göre, her sene katliamla azaltılmaya çalışıyormuş. 2012 kayıtlarına göre, Avustralya yılda 75.000 deveyi katlediyormuş. Demek bahsedilen 10.000 gibi rakamların aksine kat kat daha fazla katliam yapılıyormuş ama bizim haberimiz yok... (en) According to some sources, the generation of camels, which has increased considerably, has been trying to be reduced with massacre every year. According to 2012 records, Australia slaughtered 75,000 camels a year. So, contrary to the figures mentioned above, there are many more massacres, but we do not know ...



Ocak 8'de başlayan ve bugün bitirilmesi planlanan toplu deve katliamı yapanlara sunulur. Keskin nişancılarla binlerce mmasum deveyi öldürenler vicdanen rahatlarsa ypacak bir şey yok demektir. (en) It is presented to the mass camel massacres that began in January 8 and are planned to be completed today. If snipers kill thousands of innocent camels, consciously relax, there is nothing to do.

Avustralya'daki develerin varlığı 250 yıl öncesine dayanıyor. Aslında bu topraklar  develere doğal bir ortam sağlamadı, daha doğrusu sağlayamadı. 19. yüzyılın sonralarında İngilizlerin buraya develeri taşımasıyla, sömürgeciliğin daha da artması amaçlanıyordu. Ancak develerin yüksek su ihtiyacı, çöldeki kısıtlı  sulak alanların kurumasına sebebiyet veriyordu. Yani anlayacağınız gibi bu işin içinde de bir İngiliz oyunu var :D (en) The presence of camels in Australia dates back 250 years. In fact, this land did not provide a natural environment for camels, or rather could not. In the late nineteenth century, with the British carrying camels here, it was aimed to increase colonialism even further. However, the high water requirement of the camels caused the limited wetlands in the desert to dry out. So, as you can understand, there is an English game also in it: D

Aslında develer onlarca yıl Avustralya da bölge halkı için taşımacılık amaçlı kullanılmış.  Ticarete yatkın Arap ehli insanlar, yerli Aborijinler için birçok gıda ürünü ithal etmeye başlamışlar. Hatta bölge halkı deve etini sevmiş, tüketmeye bile başlamış. Lakin 20. yüzyılın başlarında motorlu taşıtların taşımacılık sektöründe yer almasıyla develerin pabucu dama atılmış. Bu yüzden develer bölgede istenmeyen hayvanlar olarak kötü şöhrete sahip olmuşlar.   (en) In fact, camels have been used for transport for the local people in Australia for decades. The Arab-savvy people began to import many food products for local Aboriginal people. Even the people of the region liked camel meat and started to consume it. However, at the beginning of the 20th century, with the involvement of motor vehicles in the transportation sector, the camels were taken to checkers. That's why camels have become notorious in the region as unwanted animals.

İşte tam bugün develer artık özgürce vurulabilecek, katledilebilecek kadar aşağılanır olmuşlar. Milyonlarca insanlar Koalalar'ın yangınlardaki yanışlarını izler, gözyaşı dökerken, aynı hafta ilan edilen develeri vurun emrine maalesef tepki vermiyor. (en) It is precisely today that camels are so insulted that they can be freely shot and slaughtered. Millions of people watch the burning of the Koalas in the fires, shed tears, unfortunately does not react to the order to shoot the camels announced the same week.

Ben bu ikiyüzlülüğü, Avrupa'da bir terör eylemi olduğunda, bütün dünyanın ayağa kalktığını, gelişmemiş doğu ülkelerinde bir patlama olduğunda ise ( onlarca daha fazla insanın ölmesine rağmen ) Dünya'nın suskun kalma ikiyüzlülüğüyle aynı doğrultuda görüyorum. (en) I see this hypocrisy in line with the hypocrisy of the world, when there is an act of terrorism in Europe, the whole world stands up, but  when there is an explosion in the undeveloped eastern and/or african countries (although dozens more people die), the Earth do not react and they  just keep silence.

Aynı korelasyon koala ve deve için de geçerli. Koalarla hayatlarını kaybederken, dünya ayağa kalktı. Ancak develer öldürülecek, kimseden dikkate değer bir kınama gelmedi. (en) The same correlation applies to koala and camel. The world stood up as they lost their lives with koas. But the camels will be killed, and no one has come to any remarkable condemnation.

Canlıları bile kendi içlerinde sınıflandırma içine giden insanoğlu, merhametini kaybetti, kendi kurduğu oyunun içinde oyunu kuralına göre oynamaya devam etti. Halbuki Yaratan'ın hükmü tüm canlılar içindir, bunu unuttu ve hepsi eşittir. Bu açıdan bakarsak ikiyüzlü insanoğlu Koalalar için üzülürken, Koalalar da develer için üzülüyor, çünkü deve de, koala da benliklerinden vazgeçmiş, yaradanın yaratıkları olarak aynı gemideler, tıp ki Nuh tufanında yaşananlar ve aynı gemiye sığınan benliklerinden vazgeçmiş binlerce farklı hayvan türü gibi. (en) Even human beings, who went into classification within themselves, lost their compassion and continued to play the game according to the rules in their own game they create... However, the Creator's judgment is for all living things, the human has forgotten it: all the creatures are equal. In this respect, while the hypocritical human being is sorry for the Koalas, the Koalas are also sorry for the camels,  because both the camel and the koala have given up their selves, they are on the same ships as creatures of the Creator. They've named themselves the equal like the thousands of different animal species that have gone through the flood of Noah.

İnsanoğlu da keşke aynı kimlikle hareket edip, farklılıkları ortadan kaldırabilse... (en) I wish mankind could act with the same identity and eliminate differences ...

Bu arada bu vahşetin son bulması için aşağıdaki kampanyayı da imzalamayı unutma: (en) In the meantime, don't forget to sign the following campaign to end this atrocity:

http://chng.it/TRX6GDFxkk




Yorumlar

Son 1 haftada en çok neler okundu? /What was the most read in the last week?

Son 30 günde en çok okunanlar /// Most read in last 30 days

Tüm zamanların en çok okunanları /// Most read of all time

Geçen Yıl En çok Okunanlar /// Last Year's Most Read Articles

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *