Ana içeriğe atla

Translate

Şu sıralar çok popüler / now very popular

ne güzeldi

ne güzeldi o akşam saatlerinde, henüz hava tam kararmamışken, bacalardan tüten dumanların isiyle, sokaklardan gelen uzak boğuk ortam sesleri... anneannem namazını kılardı, sessizce fısıldadığı duaların tonu, rükuya varırken eklemlerinde çıkan tıkırdamalar, sobanın üst kapağından tavana yansıyan ateşin ışığı, tiktak tiktak; salondaki saatin sessizliği. galiba ben o günleri çok özledim.   

Trondheim ile ilgili kısa kısa...

Trondheim, Norveç için yaklaşık 200 yıl boyunca başkentlik yapmış köklü bir şehir. 
Başlangıçta bir ticaret merkezi olarak kurulan şehir, daha sonraları siyasi bir kimliğe bürünmüş ve Norveç, 1200'lü yıllarda Vikingler tarafından buradan yönetilmiş. 

Trondheim, bugün başkent olmasa da, Oslo kadar önemli bir şehir. Hem cografik konumu, hem tarihi ve kültürel yapısı, hem de NTNU Üniversitesi sayesinde öğrenci şehri olma özelliği Trondheim şehrini önemli kılan unsurlardandır.

Seyahat edecekler için tavsiyelerim şöyle olabilir:

* Şehri en güzel yaz aylarında üşümeden gezebilirsiniz. Kışın oldukça soğuk olmasına rağmen, yaz ayları 30C dereceyi bulan sıcaklıklara katlanabilir misiniz bilmiyorum ama en güzel dönem yaz aylarıdır: Benim ziyaretim Temmuz ayıydı ve gayet güzel bir hava vardı. 

* Trondheim'a ulaşım için havayolunu seçerseniz, İstanbul'dan Oslo, oradan  da Trondheim yapabilirsiniz. Yaz aylarında Konya, Antalya ve Izmir'den de direkt Oslo'ya uçuşlar da var. Ya da Türkiye'den Amsterdam yapıp, oradan Trondheim'a direkt geçebilirsiniz. Bu arada Oslo'ya vardıktan sonra neredeyse 45 dakika'da bir Trondheim'a sürekli   olarak uçuş var. Bu yüzden Türkiye'den kalkışlarda rötar ihtimaline karşı önleminizi alın. Norwegian Airlines'ın sık uçuşları sayesinde, yolda kalmazsınız, merak etmeyin :)


* Trondheim'ı turist olarak ziyaret edecekseniz, gün ışığının en az olduğu dönemlerin kış ayları olduğunu unutmamalısınız: Ocak ayında güneş sabah 10.00'da doğuyor, 14.30'da batıyor. Bu yüzden gün ışığında yapılacak aktiviteler ve ziyaretler için en uygun dönemler in yaz ayları olduğunu diyebilirim. Bu arada, yazın da uzun gündüzlere, kısa gecelere hazırlıklı olun.

* Alkol kullanmayı bir süre önce bıraktım. Hatta, iyi ki de bıraktım, diyebilirim: hem ruhsal, hem ekonomik, hem de bedenen yenilendim. Neyse konum bu değil ama Alkol kullananlar için bi tavsiyem var:  barlarda, kafelerde alkollü içkiler bir hayli yüksek. Bu yüzden marketten alkol almanız daha hesaplı olacaktır. 20.00'den sonra alkollü içki satışı yasak. Ayrıca pazar günleri de tüm gün alkollü içki  satış yasak. Norveç'i sürekli ateist bunlar, diye ifşa edenler alkol satışının dini sebeplerden dolayı pazar günleri kapalı olduğunu unutmuşlar sanırım.

* Trondheim'da iseniz limandan şehir merkezine doğru yürüyebileceğiniz bir sahil şeridi var. Benim gibi deniz sever biri iseniz, sahil şeridinde yürüyüş yapmayı unutmayın. 
Munkholmen 

* Ben sizin yerinizde olsam, sahilde bir süre hiçbir şey yapmadan oturur, temiz ve hafif serin Nordik havayı içime solurdum. 
Ufuklar uçsuz bucaksız değil, Norveç fiyortlarıyla çevrilmiş bir denizin kıyısındasınız. Denizin rengi koyu, hatta kimileri için ürkütücü bile olabilir (Nerede bizim Akdeniz kıyılarımızdaki o mavilik!) Tam karşınızda bir adacık göreceksiniz. Bu adacık Trondheim'ın simgelerinden biri. Üzerinde bir Manastır bulunuyor. Maalesef kısıtlı zamanımdan dolayı adacığı ziyaret etme imkanım olmadı. Ancak kısaca size bu manastır ve adacık ile ilgili bilgi vermek isterim. Bu adacık ile ilgili şöyle tanımlar var: Vikingler döneminde düşmanlarının kellelerinin asılarak, bu bölgeye gelmek isteyenlere verilen korku, suçluların ve siyasi hükümlülerin infaz edildiği bir hapishane, Almanların Nazi işgali sırasında kullandıkları askeri bir üs ve daha sonra dini rituellerin yapıldığı bir manastır adasıdır burası. Ayrıca savaşın olmadığı dönemlerde salgın hastalıklara karşı bir önlem olarak gelen yabancıların bir süreliğine karantinada tutulduğu bir ada olarak da kayıtlara geçmiştir. Bugün ise hem Trondheim'lılar hem de turistler için bir cazibe merkezi. Özellikle yaz aylarında denize girmek ve güneşlenmek isteyenler için bir kaçış noktası diyebilirim. 

* Daha önceki yazımda da bahsetmiştim, Nidaros katedrali Trondheim için simge yapılardandır. 900 yıllık bir geçmişe sahip ve Avrupa'nın en büyük ikinci katedralidir. 

* Trondheim şehrinde turlarken ilginç bir yapı daha karşıma çıktı. "Old town brigde" dedikleri "Eski Şehir Köprüsü" Trondheim'ın simgelerinden birisidir. Geçmişi 1600'lü yıllara kadar uzanan köprü, Nidelva Nehri üzerinden Trondheim'ın iki yakasını birbirine bağlıyor. Günümüzde turistlerin de uğrak mekanı olan alanda Trondheim'ın eski mimarisinin yeraldığı evleri arkanıza alarak selfie çekebilirsiniz. Ben de öyle yaptım:)

* Köprüyü geçtikten sonra eski şehrin içinde dar sokaklarında yürüyüş yapabilirsiniz Trondheim'ın. Minik ahşap evleriyle, renkli çatıları, süslü ahşap kapıları, güler yüzlü insanları ve tertermiz sokaklarıyla Trondheim adeta şehir formatından çıkıp bir kasaba görünümüne bürünüyor. 

Trondheim için yalnız gezginler için 2 gün, çocuklu aileler için 3 gün yeterli. Şahsen ben Trondheim şehrini çok sevdim, tek dezavantajı iklimi ve kışın gündüz süreleri kısa olması...


Trondheim ile ilgili diğer yazıları okudunuz mu?




Bunları da deneyin: 



























Yorumlar

Son 1 haftada en çok neler okundu? /What was the most read in the last week?

Son 30 günde en çok okunanlar /// Most read in last 30 days

Tüm zamanların en çok okunanları /// Most read of all time

Geçen Yıl En çok Okunanlar /// Last Year's Most Read Articles

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *